Giriş: Wi-Fi ile Hayata Karşı İnce Bir Savaş
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Ve hayatımın büyük bir kısmı şu üç şey arasında geçiyor: kahve, internetin çekip çekmemesi ve “acaba bu gecikme benim kaderim mi?” düşüncesi.
Geçen gün tam bir aydınlanma yaşadım. Netflix açıldı… ama açılmadı gibi. O dönen simge var ya, sanki bana bakıp “sabret evlat, hayat da böyle” diyordu. İç sesim hemen devreye girdi:
— “Bu internet yine mi düşündü?”
O an fark ettim ki, Türk Telekom ile ilişkim artık bir “müşteri-hizmet sağlayıcı” değil. Bu resmen duygusal bir bağ. Beni arayıp sormayan ama faturayı asla unutmayan bir ilişki modeli.
Ve işte tam o noktada beynimde tek bir soru yankılandı:
“Türk Telekomu CİMER’de nereye şikayet edilir?”
Ama öyle resmi bir sorudan bahsetmiyorum. Bu, gece 02.47’de ping yüzünden oyundan atılmış bir insanın varoluş sorgusu.
—
Türk Telekom ve Modern Sabır Testi
Sizi Cumu’da “Türk Telekomu cimerde nereye şikayet edilir” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.
İnternetin olmadığı bir evde yaşamayı hiç denediniz mi bilmiyorum ama ben denedim. Denemek zorunda kaldım daha doğrusu.
Modeme bakıyorum. O ışıklar var ya… Yeşil yanınca umut, kırmızı yanınca travma.
— “DSL yanıyor mu?”
— “Yanıyor ama bana karşı gibi…”
Modemle aramda şöyle bir ilişki gelişti:
Ben ona iyi davranıyorum, o bana “paket kaybı” gönderiyor. Romantik mi? Tartışılır.
Arkadaş ortamında biri “Wi-Fi şifresi ne?” dediğinde içimden geçen:
> “Bağlanırsan hayatını da sorgulamaya başlarsın.”
—
Türk Telekomu CİMER’de Nereye Şikayet Edilir?
Şimdi gelelim asıl meseleye. Çünkü hepimizin hayatında en az bir kez geldiği o nokta var:
İnternet çalışmıyor.
Müşteri hizmetleri “modemi kapat aç” diyor.
Sen zaten 17 kez kapatıp açmışsın.
Ve artık Google’a şu yazılıyor:
“Türk Telekomu CİMER’de nereye şikayet edilir?”
Ama burada küçük bir gerçek var: CİMER’e şikayet etmek “sinirle yazıp gönderdim, içim rahatladı” tuşu değil. Bir süreç var. Ve ben o süreci size anlatırken biraz da içimi dökeceğim.
—
CİMER Nedir? (Hayatın Resmi Dert Kutusu)
CİMER, yani Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, vatandaşın derdini devlete anlattığı dijital platform gibi düşünülebilir.
Ama benim gözümde CİMER şöyle:
“İçine internet, fatura, belediye çukuru ve hayat kırıklıklarını koyduğun büyük bir dilek kutusu.”
Ve evet, Türk Telekom ile ilgili şikayetler de buraya yazılabiliyor.
Ama yazmadan önce insan bir duruyor.
— “Acaba ben mi abartıyorum?”
— “Belki de internet gerçekten düşünüyordur…”
— “Hayır ya, bu direkt kopuyor.”
—
Şikayet Süreci (Ama Benim İç Sesimle)
Şimdi teknik kısmı anlatacağım ama benim kafamda bu süreç şöyle ilerliyor:
1. CİMER’e giriş
Siteye giriyorsun.
Benim iç ses:
— “Bak bu sayfa açıldı, internet aslında çalışıyor… yok yok çalışmıyor, bu kader oyunu.”
2. Başvuru oluşturma
Kategori seçiyorsun. “Ulaştırma ve altyapı” falan.
Ben:
— “Ben aslında sadece video izlemek istiyordum ama tamam, devletle teknik analiz yapıyoruz.”
3. Şikayeti yazma
İşte en kritik an.
Çünkü burada insan ikiye ayrılıyor:
Sakin vatandaş
3 gündür ping yüzünden ruhu çıkmış kişi
Ben genelde ikinciyim.
Yazarken içimden şu monolog geçiyor:
> “Sayın yetkili… internetim… yok… aslında var gibi ama yok gibi… Schrödinger’in Wi-Fi’si…”
4. Gönder tuşu
Ve o an…
Bir rahatlama geliyor.
Sanki internet düzelmiş gibi değil ama “en azından artık birileri bunu bilecek” hissi.
—
Günlük Hayatta İnternet Dramı
Bunu sadece teknik bir problem gibi düşünmeyin. Türk Telekom ve internet meseleleri günlük hayatın içine sızmış durumda.
Online toplantı trajedisi
Zoom açılıyor. Herkes ciddi.
Ben:
— “Merhaba ben biraz donuk görünebilirim çünkü…”
Tam o anda görüntü gidiyor.
Ekranda donmuş yüzüm:
> “Bu adam işi bıraktı mı yoksa internet mi bıraktı belli değil.”
Online oyun felaketi
Arkadaşlarla oyun oynuyoruz.
— “Push at!”
— “Bende lag var!”
Ve klasik sahne:
Ben ölüyorum, internet 3 saniye sonra “bilgi verdi.”
Oyun bittiğinde gelen cümle:
— “Sen var ya yok gibisin.”
Teşekkürler internet.
Evde aile tepkisi
Annem:
— “İnternet yine mi gitti?”
Ben:
— “Hayır anne, internet var ama ruhu yok.”
Baktı, anlamadı. Haklıydı.
—
Türk Telekom Şikayet Kültürü ve Bizim Psikolojimiz
Şunu fark ettim: Türk Telekom şikayet etmek aslında bir ritüel.
İlk aşama:
— “Bir şeyler yanlış galiba”
İkinci aşama:
— Modemi resetleme
Üçüncü aşama:
— Müşteri hizmetleriyle konuşma
Dördüncü aşama:
— Hayata küsmek
Beşinci aşama:
“Türk Telekomu CİMER’de nereye şikayet edilir?”
Ve artık bu soru teknik bir arama değil, bir içsel çığlık.
—
CİMER’e Yazarken İnsan Neden Fazla Düşünüyor?
Ben şikayet yazarken bile overthinking yapıyorum.
— “Acaba çok sert mi yazdım?”
— “Devlet beni abartılı bulur mu?”
— “Belki de internet gerçekten yoğunluktadır…”
Sonra modem tekrar gidiyor.
Ve ben:
> “Tamam, abartmıyorum.”
—
Kendi Kendime Yazdığım Şikayet Taslağı
Bir ara şunu yazmıştım:
“İnternet hizmetim sürekli kesiliyor, online işlerimde ciddi sorun yaşıyorum.”
Sonra sildim.
Yerine şunu yazdım:
> “Sayın yetkili, internetim var gibi ama aslında yok gibi hissediyorum.”
Daha dürüst geldi.
—
İzmir’de İnternet ve Hayatın Akışı
İzmir’de yaşamak güzel. Deniz var, hava var, insanlar rahat.
Ama internet gidince her şey değişiyor.
Kafede oturuyorum mesela.
Wi-Fi şifresi:
“izmir123”
Bağlanıyorum.
İlk 10 saniye:
— cennet
Sonra:
— buffering…
Ve iç ses:
> “İzmir güzel ama veri paketleri duygusal olarak kararsız.”
—
Cumu ekibi olarak “Türk Telekomu cimerde nereye şikayet edilir” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!
Son Düşünceler (Ama Ciddi Değil)
Türk Telekom meselesi aslında sadece bir internet konusu değil. Bu, sabır testi, modern yaşamın küçük bir simülasyonu gibi.
Ve CİMER olayı da sadece şikayet değil; biraz iç dökme, biraz sistemle konuşma, biraz da “ben buradayım” deme hali.
Ben hâlâ bazen düşünüyorum:
— “Acaba internet düzelmiş midir?”
Sonra modem ışığına bakıyorum.
Yeşil yanıyorsa umut var.
Kırmızı yanıyorsa… yine yazacak bir şeyler var demektir.