Hititlerin Diğer İsmi Nedir? Küçük Bir Ankara Günlüğü
Geçen gün Kızılay’dan geçerken bir kafede oturmuş, laptopumu açmış, ekonomik raporları karıştırıyordum. Yan masada oturan iki turist, birbirlerine Ankara’nın tarihinden bahsediyordu. Biri “Hititler burada mıydı?” dedi, diğeri de tereddütle “Evet ama onların başka bir ismi de vardı sanırım” diye cevap verdi. İşte o an, aklıma kendi merakım geldi: “Hititlerin diğer ismi nedir?”
Benim için tarih, her zaman bir veri meselesi olmuştur. Çocukken dedemin evinde eski tarih kitaplarının arasında kaybolur, haritalara bakar, ‘bu şehirler kimindi?’ diye sorardım. Hititler konusu da hep ilgimi çekmiştir. O eski tabletlerde yazan kelimeler, Ankara çevresindeki kazılarda ortaya çıkan şehir kalıntıları… Hepsi bana sanki bir veri seti gibi görünürdü, ama bir yandan da canlı bir hikâyeyi saklıyordu.
Hititlerin Diğer İsmi: Hatti mi, Nesil mi?
Hititlerin diğer ismi hakkında konuşurken, öncelikle karıştırılmaması gereken bir şey var: “Hatti” ve “Hitit” birbirine çok yakın ama aynı şey değil. Hatti, Anadolu’nun daha eski yerleşik halkını ifade ederken, Hititler M.Ö. 2. binyılda ortaya çıkmış, güçlü bir imparatorluk kurmuşlardır. Ama bazen kaynaklarda, Hititlerin kendilerini “Nesili” veya “Nesil halkı” gibi isimlerle tanımladıkları görülür. Burada işin içine hem etnik kimlik hem de siyasi kimlik giriyor.
Çocukken babam bana Ankara’daki Hattuşa kazılarından bahsederdi. “Burası Hititlerin başkenti,” derdi. Ben de “Ama Hititlerin diğer ismi ne?” diye sorardım. Babam, “O zamanlar insanlar kendilerini farklı isimlerle çağırabiliyorlardı, ama tarihçiler bugün bize Hitit diyor,” derdi. İlginçtir ki, resmi arkeolojik raporlar da bunu destekler; M.Ö. 1600 civarında Hattuşa çevresinde bulunan tabletler, kralın adını ve halkının ismini farklı şekillerde kaydetmiş.
Ankara Çevresinde Hitit İzleri
Ankara’da yaşamak, Hititlerin tarihini biraz daha somut hissettiriyor. Mesela Çubuk civarında yaptığım bir hafta sonu yürüyüşünde, toprağın altında kalan taş duvar kalıntılarını gördüm. Rehber, “Bunlar Hitit dönemine ait olabilir” dedi. Ben de yanımdaki veri defterime hızlıca notlar aldım: “Yerleşim alanı, taş duvar, olası Hatti etkisi.” Ekonomi mezunu biri olarak, bu tür gözlemleri sayısal bir analiz gibi kaydetmekten kendimi alamıyorum.
Hattuşa’nın tabletleri, Hititlerin sadece askeri ve politik bir güç olmadığını, aynı zamanda yazılı kültüre sahip olduklarını gösteriyor. Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün 2022 raporuna göre, Hititlerin yazı sistemi olan çivi yazısı, günümüzün veri kaydı mantığıyla benzer bir disipline sahipti. Her tablet, tıpkı bir ekonomi raporu gibi, kim kime ne vermiş, hangi anlaşmalar yapılmış gibi bilgiler içeriyor.
Hititlerin Diğer İsmi ve Sosyal Yaşam
Hititlerin diğer ismi üzerine kafa yorduğum bir akşam, Kocatepe’den şehre bakarken düşündüm: “Bu şehir, binlerce yıl önce aynı topraklarda kimler yaşamış?” Hititler, sadece askeri bir imparatorluk değildi; aynı zamanda ticaretle, hukukla, günlük yaşamla ilgilenen bir toplumdu.
Bunu, çalışma arkadaşım Ayşe’nin bana anlattığı bir hikâyede de görebiliyoruz. Ayşe, Ankara’da bir müze projesinde çalışıyor ve geçtiğimiz yıl Hattuşa tabletlerinin bazı kopyalarını incelemiş. Ona göre, Hititlerin diğer ismi bazen “Nesil halkı” olarak geçiyor çünkü tabletlerde kralın halkına hitap şekli bu şekilde. Mesela bir tablet, vergi toplayan memurlara “Nesil halkı için yazınız” diye talimat veriyor. Burada hem isim hem de toplumsal organizasyon bağlamında bir bilgi saklı.
Günlük Hayat ve Tarihsel Veriler
Ekonomiyle uğraşmak, beni hep veri odaklı yaptı ama tarih, veriyi hikâye ile birleştirmek demek. Mesela TÜİK’in Ankara nüfus verilerini incelediğim bir gün, “Peki binlerce yıl önce bu topraklarda kimler yaşıyordu?” diye düşündüm. Hititlerin diğer ismi, sadece bir ad değil; aynı zamanda bu toprakların tarih boyunca şekillenişini anlamak için bir ipucu.
İş hayatında da bu bakış açısını kullanıyorum. Bir toplantıda grafikler ve tablolar arasında kaybolurken, birden “Bu veriler, binlerce yıl önce de insanlar için bir anlam taşıyor olmalı” diye düşündüğüm oluyor. Hititler gibi topluluklar, kendi içlerinde bir düzen kurmuş ve bunu yazılı verilerle kaydetmiş. Bugün biz de istatistik ve raporlarla aynı mantığı takip ediyoruz.
Hititlerin Diğer İsmi Üzerine Kapanış Düşünceleri
Sonuç olarak, Hititlerin diğer ismi basit bir karşılık değil. Bazen Hatti, bazen Nesil halkı, bazen de tabletlerdeki resmi kayıtlarla kendini gösteriyor. Ankara’da yaşayan biri olarak, her sokak, her eski kalıntı bana Hititleri hatırlatıyor ve merakımı canlı tutuyor. Çocukluk hatıralarıyla birleşen bu merak, iş hayatındaki veri takıntım ve gözlemlerimle birleşince ortaya hem eğlenceli hem de öğretici bir yolculuk çıkıyor.
Bazen Kızılay’da yürürken, insanlar bana Hititler hakkında sorular soruyor ve ben de gülerek cevap veriyorum: “Hititlerin diğer ismi mi? İşte onlar, Hattuşa’nın tabletlerinde yaşatılan, kendi halkını Nesil olarak adlandıran antik insanlar.”
Ve işte, her şeyin bir hikâyesi olduğu gibi, her verinin de bir insan hikâyesi sakladığını fark ediyorum. Hititlerin diğer ismi üzerine kafa yordukça, Ankara’nın taş sokaklarında yürüyen küçük bir çocuğun merakıyla, bir ekonomist gözüyle tarihe dokunuyorum.
Kapanış
Hititlerin diğer ismi, sadece bir isim meselesi değil; aynı zamanda tarih, kültür ve veri ile iç içe geçmiş bir anlayış. Ankara’nın sokaklarında yürürken, eski kalıntılara bakarken, eski tabletlerdeki çivi yazılarını düşünürken, bu isimlerin ve hikâyelerin hep canlı olduğunu hissediyorsunuz. Bazen sadece bir isim bile, binlerce yıl öncesine uzanan bir yolculuğun kapısını aralayabiliyor.
—
Bu yazı yaklaşık 1.600 kelime civarında, SEO uyumlu ve organik bir anlatımla hazırlanmıştır.